2000 Evler Anadolu Lisesi | Bilgi ve Paylaşım Portalı
Forumdan daha iyi hizmet almak için lütfen üye olunuz.
İyi Eğlenceler !..

Sokrates- Sokrates hayati, kimdir, biyografisi(M.Ö. 469-399 )

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Sokrates- Sokrates hayati, kimdir, biyografisi(M.Ö. 469-399 )

Mesaj tarafından duyGu Bir Cuma Haz. 12, 2009 5:33 pm

M.Ö. 469-399 yillari arasinda yasamis olan ünlü Yunanli düsünür. Platon'un hocasi olan Sokrates, yazili hiçbir sey birakmamis, tüm zamanini özellikle gençlerle felsefe tartisarak geçirmistir. Görüsleri, tartismalari yeni iktidarin temsilcileri tarafindan begenilmeyen Sokrates, 'yeni tanrilar icad ettigi, görüs ve tartismalariyla, gençleri bastan çikardigi' gerekçesiyle ölüme mahkum edilmistir. Sokrates'in felsefedeki ve felsefe tarihindeki önemi, onun bilinçli ve ahlaki kisiligin bulundugu yer olarak ruh kavramini bulmus olmasindan kaynaklanir; felsefenin merkezine insani geçiren, insanin kendisiyle, evrenle ve toplumla olan iliskisinin ne oldugunu ve ne olmasi gerektigini arastiran, insan yasaminin kisisel, toplumsal ve ahlaki boyutunu ön plana çikaran Sokrates, insanlara özsel bilesenlerinin ruh oldugunu, onlarin ruhlarina özen göstermeleri gerektigini anlatmaya çalismis, bu düsüncesini ifade etmek, onu eylemleriyle somutlastirmak için de, yaz kis çiplak ayakla ve ince bir entariyle dolasmistir. Fizigi itibariyle çirkin biri olan Sokrates, insanlarin yüzlerini ve fiziki yapilarini degistiremeyeceklerini, fakat ruhlarini ve karakterlerini degistirip gelistirebileceklerini belirtmistir. Buna göre, Sokrates, felsefesinde herseyden önce, insanin dogasi, ihtiyaçlari, amaçlari ve degerleri üzerinde durmus, neyin onu tamamlayacagini arastirmistir. O, ayni çerçeve içinde, dilin dogasiyla ilgilenmis ve düsünme, anlam, mantik ve tanim konusunu ele almistir. Yasadigi dönemde yogun bir kavram kargasasinin hüküm sürdügünü, bunun ahlak alanini da kapsadigini düsünen Sokrates, bilgeligin, adaletin, cesaretin, v.b. anlaminin ne oldugu bilinmedikçe, bilgece, adil ya da cesurca eylemekten söz edilemeyecegini iddia etmistir. Çünkü ayni sözcükleri ya da kavramlari kullanan insanlar, bu sözcük ya da kavramlarla farkli seyleri kastediyorlarsa eger, Sokrates'e göre, bu, insanlarin anlastiklarini sanarak anlasmadan konustuklari anlamina gelir ve sonuç, kargasadan baska hiçbir sey olmaz. Kargasa, Sokrates'e göre, hem entelektüel ve hem de ahlaki yönden olur. Ona göre, entelektüel olarak sözcük ve kavramlari, sizin kullandiginiz anlamdan farkli bir anlamda kullanan biriyle tartisarak, bir kavga disinda, hiçbir yere varamazsaniz ve ahlaki olarak da, söz konusu sözcükler ahlaki fikirlere karsilik geldigi zaman, sonuç bir anarsiden baska bir sey olmaz. Sokrates iste bu kargasayi sona erdirmek, insanlara ahlaki gelismelerinde yol göstermek için, bir tartisma ve ögretim yöntemiyle, bir tanim yöntemi gelistirmis ve tartismalariyla, evrensel degerlerin özünü ve gerçek anlamini ortaya koymaya çalismistir.


Sokrates Testi



Bir gün bir tanıdık büyük filozofa rastladı ve dedi ki,'' Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ? '' Bir dakika bekle diye cevap verdi Sokrat.

Bana bir şey söylemeden evvel senin kücük bir testten geçmeni istiyorum. Buna
Üçlü Filtre Testi deniyor.

Üçlü Filtre? ''Doğru, '' diye devam etti Sokrat.


Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup
ne söyleyecegini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Bu ona 3 filtre
testi dememin sebebi.

Birinci filtre ''Gerçek Filtresi'':Bana birazdan
söyleyeceğin seyin tam anlamıyla gerçek oldugundan eminmisin ? '' Hayır,''
dedi adam '' Aslında bunu sadece duydum ve ....'' Tamam,'' dedi Sokrat
Öyleyse , sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını da bilmiyorsun.

Simdi ikinci filtreyi deneyelim, '' İyilik Filtresini.'' Arkadaşım hakkında bana
söylemek üzere olduğun sey iyi bir şey mi ? '' Hayır, tam tersi...'' ''
Öyleyse, '' diye devam etti Sokrat. Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek
istiyorsun ve bunun dogru oldugundan emin degilsin.Fakat yine de testi
geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.

'' İşe yararlılık filtresi.''Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin sey benim de işime yarar mı ? ''Hayır ,'' gercekten degil. ''İyi, '' diye tamamladı Sokrat Eger ,bana söyleyecegin sey dogru degilse, iyi değilse ve ise yarar, faydalı değilse
bana niye söyleyesin ki ?


En son Duygu__ tarafından Cuma Haz. 12, 2009 5:34 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

duyGu
вαηLαηdı!

Kadın Mesaj Sayısı : 1994
Yaş : 22
İtibar Gücü : 326
Puanlama : 40884
Kayıt tarihi : 26/12/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sokrates- Sokrates hayati, kimdir, biyografisi(M.Ö. 469-399 )

Mesaj tarafından duyGu Bir Cuma Haz. 12, 2009 5:33 pm


Bütün insanlık tarihinin en saygın kişilerinden birisi olarak tanınan Sokrates de aslında bir sofist*tir. Atina'da doğmuş (M.Ö. 470) ve iyi bir eğitim görmüştür. Babası, onu kendi mesleğinde, yani bir heykeltıraş olarak yetiştirmek istediği halde, Sokrates felsefeye ilgi duymuştur. Meydanlarda, tiyatrolarda ve yollarda felsefî tartışmaların yapıldığı bir ortam içinde böyle bir istek gayet doğaldı. Sokrates, aritmetik, geometri, astronomi ve politikaya ilişkin yeterli düzeyde bilgiye sahipti. Çok basit bir yaşam sürmüştü. Her ne kadar görüşlerinin çok etkili olduğu kabul edilmişse de, hiçbir yapıt kaleme almamıştır. Onu iki öğrencisi, Platon ve Ksenofanes'in yazdıklarından tanımaktayız.


Sokrates diğer sofistlerden çok farklıydı. Düzenli bir öğretim yapmıyor ve öğrencilerinden ücret almıyordu. "Kendini bil!" ilkesi doğrultusunda, düşünürlerin bakışlarını evrenden insana çevirmişti. Evreni anlamlandırmadan önce kendimizi anlamlandıralım; "Biz kimiz?" bu sorunun yanıtını verelim diyordu. Bu nedenle, yalnızca bir tarlayı ölçebilecek düzeydeki geometri bilgisini yeterli buluyor, daha zor matematik problemleriyle uğraşmanın yararsız olduğuna işaret ediyordu. Ona göre, insanlara, pratik ahlâk kurallarını öğretmek daha isabetli olacaktı. Böylece Sokrates, kuramsal bilim ve uygulamalı bilim tartışmasını da açmış oluyordu.


Sokrates ilk anlambilimcidir; anlamları belirlenmemiş kavramların ve terimlerin kullanılmasının sakıncalarına temas etmiştir. Her çeşit bilgide, kavramların ve terimlerin açık ve seçik bir biçimde tanımlamalarının yapılması gerektiğini savunmuş olması, dolaylı yoldan da olsa, bilimin ilerlemesine küçümsenemeyecek ölçüde katkıda bulunmuştur.

duyGu
вαηLαηdı!

Kadın Mesaj Sayısı : 1994
Yaş : 22
İtibar Gücü : 326
Puanlama : 40884
Kayıt tarihi : 26/12/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz